GÜNLÜK HADİS ve AYET
Selam vermeden söze başlayan kimseye, selam ile başlayıncaya kadar selam vermeyin.[Hadis-i ŞERİF]


Selam vermeden söze başlayan kimseye, selam ile başlayıncaya kadar selam vermeyin.[Hadis-i
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Tıkla Hemen Üye OL
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En son konular
» TERZİ
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:46 pm tarafından Yönetici

»  Kafirler Zor, Müminler Kolay Bir Hesaba Çekilirler
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:36 pm tarafından Yönetici

» Müminlerin Alacağı Karşılık
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:35 pm tarafından Yönetici

» Din Gününde Müminlerin Durumu Fiziki Durumları
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:35 pm tarafından Yönetici

»  Ölüm ile Başlayan Asıl Hayat
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:34 pm tarafından Yönetici

» CEHENNEMİN GÖSTERİLİŞİ
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:32 pm tarafından Yönetici

» İNKARCILARIN ÇARESİZLİĞİ
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:32 pm tarafından Yönetici

» KİTAPLARIN VERİLİŞİ, TERAZİLER VE HESABA ÇEKİLME
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:31 pm tarafından Yönetici

» İNSANLARIN HESAP İÇİN TOPLANMALARI
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:31 pm tarafından Yönetici

En iyi yollayıcılar
Yönetici
 
Sosyal yer imi
Sosyal yer imi digg  Sosyal yer imi delicious  Sosyal yer imi reddit  Sosyal yer imi stumbleupon  Sosyal yer imi slashdot  Sosyal yer imi yahoo  Sosyal yer imi google  Sosyal yer imi blogmarks  Sosyal yer imi live      

Sosyal bookmarking sitesinde GÜNLK HADİS ve AYET adresi saklayın ve paylaşın

Sosyal bookmarking sitesinde GÜNLÜK HADİS ve AYET adresi saklayın ve paylaşın

Paylaş | 
 

 44. Yenilenlerin Geri Dönüşü

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Yönetici
Forum Ve Sayfa Yöneticisi
Forum Ve Sayfa Yöneticisi
avatar

Mesaj Sayısı : 227
Points : 2147483647
Rep : 0
Kayıt tarihi : 03/09/10

MesajKonu: 44. Yenilenlerin Geri Dönüşü   Paz Eyl. 05, 2010 3:44 pm



44. Yenilenlerin Geri Dönüşü


Kureyş Onlusu Mekke'ye küçük gruplar halinde dön­müştü. Mekke'ye ük varanlar arasında geride kardeşi Nev-fel'i esir bırakan Haşimî Ebu Süfyan vardı. Ebu Süfyan'ın yeni dine karşı gösterdiği düşmanlık onun kuzeni, aynı za­manda sütkardeşi olan Muhammed (s.a.v.) ve yeni din hflTrkın<if| hicveden şiirler yazmaya itmişti. Fakat Bedir deneyimi onu oldukça sarsmıştı. Mekke'ye döndüğünde ilk düşüncesi Kâ'be'yi ziyaret etmek oldu. O sırada amcası Ebu Leheb, Zemzem cadın denilen çadırın altında oturu­yordu. Yeğenini gören Ebu Leheb, neler olduğunu anlat­ması için onu yanma çağırdı. «Anlatılacak birşey yok-» de­di Ebu Süfyan. «Düşmanla karşılaştık, sonra arkamızı dö­nüp kaçtık. Onlar bizi kovaladılar ve istedikleri kadar esir aldılar. Arkadaşlarımdan hiçbirini suçlamıyorum. Çünkü biz sadece düşmanla karşı karşıya değildik. Gökle yer ara­sında, ayaklan yere değmeyen atlar üzerinde beyaz giysili adamlar da vardı».

Ümmül-Fadl, çadırın bir köşesinde oturuyordu, yanın­da Abbas'ın kölelerinden biri olan Ebu Raf i1 (r.) oturu­yor ve ok yapıyordu. Ümmü'1-Fadl fr.) gibi o da müslü-mandi; ikisi de birkaç kişi hariç, müslüman olduklarım herkesten gizliyorlardı. Fakat Ebu Rafi' Peygamber (s.a.v.)'-in zafer haberini duyunca sevinçten kendini tutamadı ve «Gökle yer arasında beyaz giymiş adamlar» sözünü du­yunca heyecanla bağırdı: «Onlar meleklerdi». Ebu Leheb bunu duyar duymaz sinirle ayağa kalktı ve Ebu Rafi'nin yüzrüna bir darbe indirdi. Köle karşı koymaya çalıştı, fa­kat çok güçsüz ve zayıftı. Ebu Leheb onu yere düşürdü ve arka arkaya vurmaya başladı. Bunun üzerine Ümmü'1-Fadl yerden, çadıra destek olarak kullanılan tahta bir kazık al­dı ve tüm gücüyle Ebu Leheb'in kafasına indirdi. Kayını­nın kafa derisi yarılmış, etler dışarı çıkmış ve hiçbir za­man iyileşmeyecek olan bir yara açılmıştı. Ümmü'1-Fadl (r.) «Sahibi burada olmadığı ve onu koruyamadığı için ona böyle mi davranıyorsun?» diye bağırdı. Ebu Leheb'in kafa­sındaki yara mikrop kaptı ve birkaç hafta içinde tüm vü­cudu iltihaplı kabartılarla doldu. Sonunda bu hastalıktan öldü.

Savaşla ilgili diğer haberler ulaştığında ve ölenlerin yakınları feryada başladığında Meclis'te bir karar alındı: ölenleri yakınları kendilerini tutmalıydı. Onlara şöyle dendi: «Muhammed ve arkadaşları sizin böyle yaptığınızı duyarlarsa, daha da sevinirler». Esirlerin ailelerine ise, Me­dine'ye fidye teklifiyle gitme işini şimdilik ertelemeleri tav­siye edildi, önemli birçok adamın savaşta Ölmesiyle, Umey-ye'den Ebu Süfyan birçok kişinin gözünde Kureyş'in lideri olarak görünmeye başladı. Bu nedenle diğerlerine örnek olmak için biri öldürülen, diğeri de esir alınan iki oğlu Hanzala ile Amr hakkında şöyle konuştu: «Hem zengin­lik hem de kanundan iki taraflı kaybım için üzülecek mi­yim? Hanzala'yı öldürdüler, Amr için fidye mi vermeli­yim? Bırakın onlarla birlikte kalsın. Onu istedikleri kadar yanlarında tutsunlar».

Ebu Süfyan'm kızgın karısı Hind ne Hanzala'n ne de Amr'm annesi değildi. Fakat savaşın başında babası Utbe, amcası Şeybe ve kardeşi Velid'i kaybetmişti. Mate­me son verdiği halde, Kureyş'in öcünü alacağı ikinci bir savaşla -öç alınması gerektiğini düşünüyordu- babasını ve amcasını öldüren Hamza'nuı (r.) ciğerini yemeğe and İçti.

Ebu Süfyan'ın Mekke'ye sağ salim getirmeyi başardı­ğı zengin kervandan elde edilen tüm kârın, Medine'nin kar­şı koyamayacağı, güçlü bir ordu kurulması için harcanmasına karar verildi. Bu kez -yani ikinci kez savaştıkların­da- kadınları da, erkeklere moral vermek için yanlarına almaya karar verdiler. Aynı amaçla tüm Arınış tan'daki müttefiklerine, savaşta kendilerinin yanında yer almaları için, bu ortak düşmanın zararlarını anlatan elçûer gönder­diler

"Yas tutmama konusunda Meclis'in aldığı karara tüm Kureyş'in saygı duymasına rağmen fidye konusunda alı­nan karara pek fazla uyulmadı. Hemen hemen her kabi­leden adamlar Medine'ye gidip, kendi akrabalarını veya müttefiklerini kurtarmak için fidye konusunu görüşmek üzere yola çıktılar. Ebu Süfyan sözünde durdu; fakat bir sonraki Hac mevsiminde, Medine'den gelen Evs'li yaşlı bir hacıyı rehin aldı vc Medine'ye, oğlu Amr'ı serbest bırak­madıkça adamı bırakmayacağı haberini gönderdi. Hacının ailesi bu değiş tokuşun gerçekleşmesi için Peygamber (s.a.v.)'i ikna ettiler.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://gunlukhadisveayet.forummum.com
 
44. Yenilenlerin Geri Dönüşü
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
GÜNLÜK HADİS ve AYET :: DİNİ KONULAR :: Hz. Muhammed (Sallallahü Aleyhi Vessellem)-
Buraya geçin: