GÜNLÜK HADİS ve AYET
Selam vermeden söze başlayan kimseye, selam ile başlayıncaya kadar selam vermeyin.[Hadis-i ŞERİF]


Selam vermeden söze başlayan kimseye, selam ile başlayıncaya kadar selam vermeyin.[Hadis-i
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Tıkla Hemen Üye OL
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En son konular
» TERZİ
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:46 pm tarafından Yönetici

»  Kafirler Zor, Müminler Kolay Bir Hesaba Çekilirler
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:36 pm tarafından Yönetici

» Müminlerin Alacağı Karşılık
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:35 pm tarafından Yönetici

» Din Gününde Müminlerin Durumu Fiziki Durumları
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:35 pm tarafından Yönetici

»  Ölüm ile Başlayan Asıl Hayat
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:34 pm tarafından Yönetici

» CEHENNEMİN GÖSTERİLİŞİ
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:32 pm tarafından Yönetici

» İNKARCILARIN ÇARESİZLİĞİ
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:32 pm tarafından Yönetici

» KİTAPLARIN VERİLİŞİ, TERAZİLER VE HESABA ÇEKİLME
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:31 pm tarafından Yönetici

» İNSANLARIN HESAP İÇİN TOPLANMALARI
Ptsi Eyl. 06, 2010 12:31 pm tarafından Yönetici

En iyi yollayıcılar
Yönetici
 
Sosyal yer imi
Sosyal yer imi digg  Sosyal yer imi delicious  Sosyal yer imi reddit  Sosyal yer imi stumbleupon  Sosyal yer imi slashdot  Sosyal yer imi yahoo  Sosyal yer imi google  Sosyal yer imi blogmarks  Sosyal yer imi live      

Sosyal bookmarking sitesinde GÜNLK HADİS ve AYET adresi saklayın ve paylaşın

Sosyal bookmarking sitesinde GÜNLÜK HADİS ve AYET adresi saklayın ve paylaşın

Paylaş | 
 

 İNSANLARIN HESAP İÇİN TOPLANMALARI

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Yönetici
Forum Ve Sayfa Yöneticisi
Forum Ve Sayfa Yöneticisi
avatar

Mesaj Sayısı : 227
Points : 2147483647
Rep : 0
Kayıt tarihi : 03/09/10

MesajKonu: İNSANLARIN HESAP İÇİN TOPLANMALARI   Ptsi Eyl. 06, 2010 12:31 pm

Kuran'da, insanın yaşamının gerçek anlamı şöyle açıklanır:

Ey insan, gerçekten sen, hiç durmaksızın Rabbine doğru bir çaba harcayıp durmaktasın; sonunda O'na varacaksın. (İnşikak Suresi, 6)

Hayatımız boyunca ne yaparsak yapalım, harcadığımız bütün çabaların sonucunda ulaşacağımız son nokta, Allah'ın huzuruna çıkacağımız andır. Tüm bu hayatın amacı, O'na kulluk etmektir. Hayatın en önemli anı ise, Allah'a hesap vereceğimiz mahşer günüdür.

Dünyadaki yaşamımız boyunca geçen her gün, bizi o mahşer gününe biraz daha yakınlaştırır. Geçen her saat, her dakika, hatta her saniye, ölüme, yeniden dirilişe ve hesaba doğru atılmış bir adımdır. Hayat, bir kum saati gibi sürekli olarak bu yöne doğru akar. Saati durdurmanın ya da geri çevirmenin yolu yoktur. Tüm insanlar, bu yolu izleyeceklerdir. Allah, Kuran'da şöyle hükmetmektedir:

Şüphesiz onların dönüşleri Bize'dir. Sonra onları hesaba çekmek de elbette Bize aittir. (Gaşiye Suresi, 25-26)

Şu an dünyada yaklaşık 6 milyar insan yaşamakta. Bu sayıya şimdiye dek yaşamış ve bundan sonra da yaşayacak insanların sayısını eklersek, mahşer (diriliş) günü mezarlarından çıkıp toplanacak insan kalabalığı ve bunun oluşturacağı olağanüstü tablo hakkında bir fikir edinebiliriz. İlk insan Hz. Adem'den, kıyamet günü canı alınacak son inkarcıya kadar yeryüzünde yaşamış insanların tümü bu mahşer meydanında biraraya gelecektir. Sayısı milyarlarla ifade edilebilecek bu insan topluluğunun oluşturacağı manzara son derece görkemli olacaktır. Fakat aynı zamanda bir o kadar da ürküntücü ve dehşet verici olacağı kesindir. Allah'ın huzurunda toplanma anı ve insanların durumu Kuran'da şöyle anlatılır:

O gün, kendisinden sapma imkanı olamayan çağırıcıya uyacaklar. Rahman (olan Allah)a karşı sesler kısılmıştır; artık bir hırıltıdan başka bir şey işitemezsin.

O gün, Rahman (olan Allah)'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir yarar sağlamaz.

O, önlerindekini de, arkalarındakini de bilir. Onlar ise, bilgi bakımından O'nu kavrayıp kuşatamazlar.

(Artık bütün) Yüzler, diri, kaim olanın önünde eğik durmuştur ve zulüm yüklenen ise yok olup gitmiştir. (Taha Suresi, 108-111)

Kafirlerin bütün bir ömür boyu göz ardı ettiği, müminlerin ise şevkle hazırlanıp beklediği hesap anı gelmiştir. Bu büyük mahkeme için görkemli bir mekan yaratılır. O gün, ayette bahsedildiğine göre, "Gök yarılıp-çatlamıştır; artık o gün, 'sarkmış-za'fa uğramıştır.' Melek(ler) ise, onun çevresi üzerindedir. O gün, Rabbinin arşını onların da üstünde sekiz (melek) taşır." (Hakka Suresi, 16-17) Bir başka ayette ise, o gün, "... Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün..." (Nebe Suresi, 38) olarak tarif edilir.

Alemlerin Rabbi olan Allah o gün yarattığı kullarından hesap soracaktır. Beraberinde inkar edenler için Allah'ın azamet ve şanına yakışır bir azap kaynağı da yaratılmıştır. Cehennem, cayır cayır yanmaktadır. Herşeyin benzersiz ve mükemmel şekilde yaratıcısı olan Allah, kafirler için aynı mükemmellikte bir azap hazırlamıştır. Kimse o gün O'nun vereceği acının bir benzerini veremez. Bir ayette şöyle denir:

Hayır; yer, parça parça yıkılıp darmadağın olduğu, Rabbin (in buyruğu) geldiği ve melekler dizi dizi durduğu zaman; O gün, cehennem de getirilmiştir. İnsan o gün düşünüp-hatırlar, ancak (bu) hatırlamadan ona ne fayda? Der ki: "Keşke hayatım için, (önceden bir şeyler) takdim edebilseydim." Artık o gün hiç kimse (Allah'ın) vereceği azab gibi azablandıramaz. O'nun vuracağı bağı hiç kimse vuramaz. (Fecr Suresi, 21-26)

İnsan, eğer dünyadaki yaşamında Allah'a kul olmamışsa ve bu büyük güne iman edip ona hazırlık yapmamışsa, pişmanlığın en büyüğünü yaşayacaktır. Toprak olmayı, dirilmeye bin kere tercih edecektir. Ancak bu pişmanlığın faydası yoktur; onu azaptan kurtaramayacaktır. Aksine, bu pişmanlık onun için yeni bir azap kaynağı olacak, cehennemde çekeceği fiziksel acıların üzerine bir de manevi işkence olarak eklenecektir.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://gunlukhadisveayet.forummum.com
 
İNSANLARIN HESAP İÇİN TOPLANMALARI
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
GÜNLÜK HADİS ve AYET :: DİNİ KONULAR :: KIYAMETKIYAMET GÜNÜ, DİRİLİŞ VE HESAP VERME-
Buraya geçin: